Akıllı Saatler Gerekli mi?

3

Teknoloji gerçekten tuhaf ilerliyor. Eskiden, telefonların telsizlerden büyük olduğu zamanlarda, telefonları ne kadar küçültürlerse o kadar teknoloji ilerlemiş oluyordu. Daha sonra telefonlar teknoloji ilerledikçe küçüldü küçüldü… Bir zaman geldi ki artık dokunmatik telefonlar çıktı ve bu sefer telefonlar yeniden büyümeye başladı. Önce 3.2” ekranlar ardından 4” ekranlar ve bugün en son baktığınızda firmaların amirel gemi olarak tabir edilen modellerinde 5.5” ekrana kadar büyüdüğünü gördük.

Aynı şekilde televizyonlar. Sürekli ekranlarını büyütmeye çalıştılar. Bugün hemen herkesin evinde binlerce liralık devasa ekranlı Smart TV ler görebilmek mümkün. Bugün teknolojinin geldiği son noktada iyi ve pahalı olan telefon da televizyon da büyük ekranlı olanlarıdır.Ancak bunları bize satan firmalar ilginç birşey denediler. Birden bire akıllı saat adını verdikleri cihazlar çıkarttılar. O kadar büyük ekranlı cihazlara alışmışken “alın bunu seveceksiniz” diyerek pazarlamaya kalktılar. Bi kere sırf bu nedenden ötürü akıllı saatlerden hoşlanmıyorum. Kesinlikle para tuzağı olarak görüyorum. Bu bilgiyi size ilettikten sonra abimin telefonu için aldığı ve kullanımına ortak olduğum akıllı saatle ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşacağımı söylemek isterim. Akıllı saat satın almak isteyenlere bu yazıyı okumalarını kesinlikle öneriyorum.

Abimde note 3 model telefon vardı. Açıkçası note 2 nin kalitesine aldanıp bu telefonu almıştı ama sonra pişman oldu. Umduğunu bulamadı note 3 versiyonunda. Daha pahalı olmasına rağmen. Sonra yattı balık yan gider dedi ve galaxy gear aldı biraz yenilik hissetmek istediği için. Bu yazıyı alsammı almasam mı acaba diyerek okuyorsanız muhtemelen siz de bu farklılık merakıyla bu hisse kapıldınız. Peki bir hevesle aldınız diyelim bu akıllı saati. Ne olacak şimdi?

Öncelikle saati alırken desteklenen modelleri kesinlikle okuyun. Çoğu akıllı saat kendi markalarının dışında ürünlerde çalışmadığı gibi bazı saatler kendi markasındaki sadece en yeni modelleri de destekleyebiliyor çünkü. Hüsran yaşamayın yani ilk dakikadan. Herneyse telefonunuzu destekleyen bir akıllı saat aldınız diyelim. Şimdi kurulumunu yapacaksınız. İlk başta heyecanlanacaksınız o logoyu falan görünce. Sonra işte uygulamalarını falan kurcalamaya başlayacaksanız. Telefondaki şarkıları saatten çaldıracaksınız, varsa eğer saatten resim çekeceksiniz (artık ne diye lazım olacaksa), sağı solu telefondan arayıp ajancılık oynayacaksanız, maillerinizi mesajlarınızı oradan kontrol edeceksiniz, telefonu uzaktan kullanabilmeninn keyfine varacaksınız falan. Neşeli geldi değil mi? Eğer 100-150 liraya alsaydınız belki. Ama gidip 600 lira verdikten sonra pek eğlendirmeyeceğini düşünüyorum bu basit numaraların.

Yukarıda bazı uygulamaları saydım. İyi gibi gelen bu uygulamalar tahmin ettiğiniz kadar iyi değil aslında. Mesela akıllı saatinizden konuştuğunuzda ses kalitesinde ciddi bir düşüş oluyor. Veya maillerinizi gördüğünüzde cevap yazamıyorsunuz, doğru dürüst görüntüleyemiyorsunuz da. Ya da kamera. Durup dururken yanlış temaslar sonucu resim çekebiliyor sosyal çevre etrafında olmadık bir anda çalıştığında başınıza gelecekleri bir düşünün. Yani uygulama yönü bana göre fiyasko. Ha birde uzaktan kullanabilme meselesi var ki onu hiç sormayın. Misal galaxy gear bizim evin mutfağından salonun balkonu arası bir mesafede dahi kullanılamıyor arada en fazla 7 metre mesafe ya var ya yok.

Bir de böyle bir saatiniz olduğunda yeni dertleriniz oluyor. Zaten sorun olan şarz sorununuz iki kat artıyor. Misal abim note3 ün bir tek bataryasından yana memnun olduğunu söylerken (şarzının tam kullanımla bir gün gitmesi ona göre iyi) artık yarım gün zor yetiyordu. Saati de iki günde bir şarz etmesi gerekiyordu ayrıca.

Bu blog benim blogum. Haliyle özgür özgür fikirlerimi paylaşabilirim. Şimdi güzelce yaslayacağım müsadenizle. Ben anlayamıyorum insanları hem akıllı telefonların şarz süresinden ve yüksek ücretlerinden yakınırlar hem gidip bu sorunlarını artıracak baş belası bir saate bir dünya para öderler. Tabi şimdi binbir çeşit insan var herkesin durumu farklıdır, kimine göre 600 lira da 1000 lira da para değildir orası çok ayrı ama bu ülkede o kadar paraya ev geçindiren insanlar var. Bu da yetmezmiş gibi bir de internette hergün haberler görüyoruz bir üst versiyonunda vay efendim video da izlenecekmiş de şuymuş da buymuş. İyide güzel kardeşim sen o akıllı telefonunu 5.5” HD ekran diye almadınmı? Evinde 32” bir TV bile küçük geldiğinden gidip en azından 42” TV kullanmıyormusun? Ne olduda birden o kadar küçük ekrandan film izlemek için (2 kat batarya harcayarak) o kadar para ödeyeceksin? Yani ben gerçekten kızıyorum çevremde bu saatlerden alanlara ve anlayamıyorum.

Adamlar öyle bir sistem kurmuş ki hem büyük olduğu için pahalı satıyorlar. Daha sonra da yasladıkları insanlardan bir de küçük ekranlısını almalarını istiyorlar. Çünkü bu da küçük ekranlı. Bunu da böyle pazarlıyorlar. Kominist biri de değilim ama başlarım öyle işe…

Bir de size bu saatlerden edinirseniz en sonunda olacak şeyi söyleyeyim. Batarya çok gittiği için telefonla bağlantısını kesip 10 liralık bir dijital saatmişcesine kullanacaksınız önce. Sonra da lanet edip sahibinden.com’a girip ilan vereceksiniz. Şansınız varsa yarı fiyatına satarsınız artık. Ha illede alacam ben bundan diyorsanız bari şöyle birşey alın da en azından sıkılınca verdiğiniz paraya yanmayın. Uzun lafın kısası bana göre bu akıllı saatler dünyanın gelmiş geçmiş en gereksiz icatların başında gelen para tuzaklarından başka hiçbir şey değil.

Aşağıdaki resimleri de sahibindene koyarken ilanda resim olsun diye çekmiştim bilmem anlatabildim mi? 🙂

custom_gallery
images not found
Paylaş.

Yazar Hakkında

Girişimci ruhlu mühendis adayı. Yazılım meraklısı, CBS sever. Dağda bayırda pedallamaya hayır demez.

3 yorum

  1. Serkan Erdinç on

    Yazı mı okuduk dayak mı yedik? 😀 Şaka bir yana hocam hak veriyorum kesinlikle para tuzağı bunlar.

  2. Saat yerine bluetooth kulaklık alın daha iyi 🙂 9 Saat şarjı gitsede arada şarj etmeyi unutunca canınız sıkılabilir en azından yolculuk sırasında 🙂

Leave A Reply