Zaferin 100. Yılında Çanakkale

0

Hatırlıyorum da Çanakkaleyi ilk kez görmeye geldiğimde lise ikinci sınıf öğrencisiydim. Ankara Gölbaşı Belediyesi liseli öğrencilere Çanakkaleyi tanıtmak için gezi düzenlemişti, her liseden şanslı bir kaç öğrenci seçilip bu geziye katılabiliyordu. Ben de o şanslı öğrencilerdendim(Serap hocam tekrar çok teşekkür ederim). Akşam vakti yola çıkmıştık, yol uzun tabi pek çok şehirden geçiyorduk. Geçtiğimiz her şehir bana yabancı geliyordu haliyle. Sabaha karşı Çanakkale’ye varmıştık. Otobüs Gelibolu Yarımadasına geçmek için feribota binmişti. İlk defa feribota binmenin heyecanıyla otobüsten indim, feribotun üst kısımlarına çıktım. Güneş yeni doğuyordu ve Çanakkale Boğazındaydım. Hayatımda daha önce hiç görmediğim o güzelim manzaraya bakakaldım. Burada ilginç bir şey oldu, daha önce hiç buraya gelmeme rağmen burası bana yabancı gelmedi. Diğer şehirlerde hissettiğim o yabancılık hissi burada yoktu. Burada hissettiğim bir şey vardı ki adı huzurdu. Sanki memleketim Çanakkaleymiş gibiydi, geldiğime çok mutlu olmuştum ve yüzüm hep gülüyordu.

Feribot karşıya geçtiğinde ve tura başladığımızda o güzelim yeşil manzaralara hayranlıkla bakıyordum. Her yerde kırmızı güller vardı. Sonra rehberin şu anonsunu unutamıyorum. “O güllerin olduğu her yer şehit kanını temsil ediyor.” O an gözüme savaş anları geldi. Askerleri düşündüm, silahları, güllerin olduğu her yerdeki kanları düşündüm. Kanım donmuştu adeta. Yüzümdeki gülümseme o anonstan itibaren gitmişti…

Gezi devam ediyordu. Yarımadada ki pek çok şehitliğe gitmiştik. Gittiğimiz her şehitlikte yüzlerce şehit ismi, her ilden… Çoğunun yaşı geziye gelen lise öğrencilerinin yaşından bile daha küçüktü. Hiçbirinin bir soyadı bile yoktu. Mustafa oğlu Mehmetler, Ahmet oğlu Kerimler… Ne ben ne de orayı ziyarete gelen diğer ziyaretçiler bu mezar taşlarındaki isimleri okurken gözyaşlarına hakim olabildi. Ben o mezar taşlarındaki illere bakarken anladım, hepimizin memleketiydi Çanakkale.

Çanakkale Savaşını herkes biraz bilir, evet derslerden de anlayabiliyorduk ciddi bir savaştı bu. Ama oraya gitmeden, o havayı solumadan bu savaş hakkında hiçbir şey öğrenemiyormuş meğer insan. Gezinin sonunu hatırlıyorum da herkesin gözleri kıpkırmızı, kanlı. Her gelene o savaş anlarını hatırlatacak bir havası var bu şehitliklerin.

Cennet gibi bir şehirdi Çanakkale yeşiliyle, mavisiyle, tarihiyle.. Eve dönerken kendi kendime bir gün bu şehirde yaşayacağımı söylemiştim. O anki tahminime göre emekliliğimi burada yaşayacaktım. E tabi nereden bilecektim ki bir gün istediğim bölümün daha varlığını bilmediğim Onsekiz Mart Üniversitesinde açılacağını.

2013 ÖSYS sonucunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Geomatik Mühendisliğini kazandım. Her gün bu topraklarda uyanabilmek, bu havayı soluyabilmek çok güzel. Her gün o eşsiz boğaz manzarasını izleyebilmek çok güzel. Çanakkale’nin her geçen gün büyüdüğünü görebilmek çok güzel. Çoğu insan Çanakkale’nin dev bir mezarlık olduğunu düşünür ancak kesinlikle öyle değil. Çanakkale son yıllarda büyük ivmelerle büyüyor ve harika bir üniversite şehri. Buradan bu yıl tercih yapacak arkadaşlara da seslenmek istiyorum. Çanakkaleyi de düşünün. Şahsen ben yine tercih yapsam yine Çanakkaleyi seçerdim. Şükürler olsun ki bu topraklarda mutluyum.

Evet, saat itibariyle bugün 18/03/2015. Çanakkale Zaferinin 100. yıl dönümü. Bugün yapılacak etkinliklere katılmak için sabırsızlanıyorum. Şu an Çanakkale’de olduğum için anlatılamaz bir mutluluğum var. Ve Çanakkale’de okuduğum için tarifsiz bir gururum. Hiçbirimiz şehitlerimizin hakkını ödeyemeyiz ama ben en azından küçük bir teşekkür edebilmek adına 100. yılında Çanakkale’nin üç boyutlu haritasını yapmak için Tubitak’a başvurdum. Cüneyt Hocamın desteğiyle  bu işi başaracağıma ve 100. yılında büyüyen Çanakkale’ye güzel bir hediye vereceğimize inanıyorum.

Biraz uzun oldu ama umarım keyifle okumuşsunuzdur. Ve umarım bu yıl yapılacak olan etkinlikleri kaçırmazsınız. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

 

 

 

Paylaş.

Yazar Hakkında

Girişimci ruhlu mühendis adayı. Yazılım meraklısı, CBS sever. Dağda bayırda pedallamaya hayır demez.

Leave A Reply